Dini Konular

Ahirete imanın bize ne faydası vardır?

Ahirete imanın bize ne faydası vardır?
Written by admin

Ahirete imanın bize ne faydası vardır?

Çocuklara sağladığı fayda nedir?

İnsanlığın dörtte birisini oluşturan çocuklar, yalmz cennet düşüncesiyle kendilerine dehşetli ve ağlatıcı görünen ölüme karşı dayanabilirler. Zayıf ve nazik vücutlarında manevî bir güç bulabilirler, ruhlarmda cennete karşı bir ümit besleyip sevinçle yaşayabilirler. Mesela cennet fikriyle derler: “Be­nim bu küçük kardeşim veya arkadaşım öldü, cennetin bir kuşu oldu. Cen­nette gezer, bizden daha güzel yaşar. Annem öldü, fakat Allah’ın rahmeti­ne gitti, yine beni cennette kucağına alıp sevecek ve ben de o şefkatli anne­ciğimi göreceğim.” Yoksa her vakit etrafında kendisi gibi çocukların ve bü­yüklerinin ölümleri, onların endişe dolu bakışlarına çarpmasıyla hayata karşı dayanma güçlerini ve morallerini alt üst eder. Gözleri ile beraber, akıl, ruh ve kalp gibi bütün latifeleri ağlar, deli divane olurlar.

Yaşlılara sağladığı fayda nedir?

İnsanlığın dörtte birisini oluşturan ihtiyarlar, yakında hayatlarının sön­mesine, toprağa girmelerine ve güzel-sevimli dünyalarının kapanmasına karşı teselliyi ancak ve ancak ahirete imanda bulabilirler. Çocuk hükmüne geçen ve çabuk üzülen ruh ve karakterlerinde ölüm ve ayrılıktan çıkan acı ve dehşetli ümitsizliklere karşı ancak ebedî hayat ümidiyle karşılık verebi­lirler. Ahirete iman onlara der: “Merak etmeyiniz. Sizin ebedî bir gençliği­niz var. Gelecek ve parlak bir hayat sonsuz bir ömür sizi bekliyor. Kaybetti­ğiniz evlat ve akrabalarınızla sevinçlerle görüşeceksiniz. Ettiğiniz bütün iyilikler muhafaza edilmiş, mükâfatlarını göreceksiniz.” Bu iman onlara öy­le bir teselli verir ki her birinin başına yüz ihtiyarlık toplansa yine ümitsiz­liğe sevk etmez. Ahirete iman olmazsa o şefkate layık, sükûnete ve kalbî is­tirahata muhtaç olan o anne ve babalar öyle ruhî bir çığlık ve kalbî çalkantı­lar duyacaklardır ki dünya zindana döner.

Gençlere sağladığı faydalar nelerdir?

İnsanlığın üçte birisini oluşturan gençlerin coşkun duygularını, had hu­dut dinlemeyen nefis ve arzularını, tecavüz, zulüm ve tahribata karşı dur­duran ve sosyal hayaün sakinlik içinde devamını temin edecek düşünce ce­hennem fikridir. Bu düşünceyle gençler şöyle derler: “Gerçi polisler beni görmüyorlar ve ben onlardan saklanabilirim. Fakat cehennem gibi bir zin­danı bulunan bir Padişahın melekleri beni görüyorlar ve yaptığım kötü davranışları kaydediyorlar. Ben başıboş değilim, vazifeli bir yolcuyum.” O gençler cehennem azabını düşünmezlerse milletin malı ve namusu, ihtiyar ve hastalarm rahatı ve huzuru tehlikeye girer, dünyaları cehenneme çevri­lir, canavar bir hayvan olurlar.

Aileye sağladığı fayda nedir?

İnsanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti kendi evidir. Ahirete iman o evin saadetine hükmetmezse o aile efradının her biri şefkat ve mu­habbet ve alakadarlığı derecesinde endişe ve azap içinde kalır, o cenneti cehenneme döner. Yahut geçici eğlenceler ve zevklerle akimı uyutur. Deve­kuşu gibi görünmemek için başını kuma sokar. (Avcıyı görür kaçamıyor, uçamıyor.) Kendisi avcıyı görmediği için görünmediğini zanneder. Başını kuma sokar, ta görünmesin. Başını gaflete sokar, ta ölüm ve ayrılık onu görmesin.

Mesela anne, ruhunu feda ettiği evladını tehlikelerle karşı karşıya gör­dükçe titrer. Babasını ve kardeşlerini eksik olmayan belalardan kurtarama­yan evlatlar devamlı bir korkaklık ve üzüntü hisseder. Bunlara kıyasen bu kararsız dünyada mutlu zannedilen aile hayatı birçok yönden mutluluğu­nu kaybeder. Eğer ahirete iman o eve, aileye girecek olsa birden ışıklandı­racak, aralarmdaki münasebet ve şefkat, yakınlık ve sevgi kısa bir zaman ölçüsüyle değil, belki ebedî mutluluk yurdunda da o ilişkilerin devamı öl­çüsüyle samimi hürmet eder, sever, şefkat eder, sadakat eder, kusurlarına bakmaz. Böylece ahlak yücelir. Gerçek mutluluk o ailede görülmeye başlar.

Yine, bu inançta olan bir insan “Bu hanımım ebedî bir âlemde, ebedî bir hayatta, daimî bir hayat arkadaşımdır. Şimdilik ihtiyar ve çirkin olmuşsa bir zararı yok. Çünkü ebedî bir güzelliği var. Böyle daimî arkadaşlığın hatı­rı için her türlü fedakârlığı ve merhameti yapmalıyım” diyerek o ihtiyar karısına güzel bir huri gibi sevgiyle, şefkatle, merhametle karşılık verir. Bu anlayış ve duygu olmazsa o dünya cenneti cehenneme döner.

Hasta ve mahpuslara faydası nedir?

İnsanlığın önemli bir kısmını hastalar, mazlumlar, musibetzedeler, fakir­ler ve ağır ceza alan mahpuslar oluşturur. Eğer ahirete iman onların imda­dına yetişmezse her vakit hastalığın hatırlatmasıyla gözü önüne gelen ölüm ve intikamını alamadığı ve namusunu elinden kurtaramadığı zalimin gu­rurlu bir şekilde ihaneti ve büyük musibetlerde boşu boşuna malını, evladı­nı kaybetmekle gelen üzüntüsü ve bir-iki dakika veya bir-iki saat keyif yü­zünden beş-on sene hapis cezasını çekmekten gelen kederli sıkıntı, o biçare­lere dünyayı zindan ve hayatı işkenceli bir azaba çevirir. Eğer âhirete iman imdatlarına yetişirse birden nefes alırlar; sıkıntıları, üzüntüleri, ümitsizlik­leri, endişeleri ve intikam hırsları, imanlarının derecesine göre kısmen veya tamamen kaybolur.74

Şualar, On Birinci Şua, s. 296-298.