admin 01-01-2017, Saat: 02:40   
#1
Kur'an-ı Kerim'in Nâzil Oluşu ve Vahiy Gerçeği
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), kendisine peygamberlik görevi 
verilmeden önce bir süre Mekke yakınındaki Hira dağında bir mağaraya 
çekilir, Allah'ın büyüklüğünü düşünmekle meşgul olurdu.
610 yılının Ramazan ayında bir Pazartesi gecesi yine Hira'daki mağaraya 
çekilmiş, gönlü ve bütün varlığı ile Allah'a yönelmişti. İşte bu sırada 
meleklerin en büyüğü olan Cebrâil (a.s.), Allah'ın emriyle 
peygamberimize gelerek "Oku!" dedi ve bu emri üç defa tekrarladı. 
Sevgili Peygamberimiz, "Ne okuyayım?" deyince Cebrâil (a.s.), Kur'an-ı 
Kerim'den beş âyeti tebliğ etti. Böylece ilk vahiy geldi ve Kur'an-ı Kerim 
nâzil olmaya başladı.
Kur'an-ı Kerim, peygamberimize vahiy yoluyla gelmiştir. Vahiy: Allah 
tarafından doğrudan doğruya veya elçi vasıtasıyla Peygamberlere 
bildirilen ve kesinlik ifade eden bilgidir. Vahyin çeşitleri vardır. Allah bu 
vahiy yollarından biri ile sözünü peygamberlerine duyurmuştur.
Bu yollardan biri de Yüce Allah'ın, sözünü bir melek aracılığı ile 
peygamberlerine duyurmasıdır.
Allah'ın sözünü peygambere bildiren melek; bazen kendi suretinde 
gelirdi. Bazen de bir insan şeklinde gelir, orada bulunanlar kendisini 
görür, sesini işitirlerdi. Bazı zamanlarda da melek vahyi peygambere 
bildirir, fakat kendisi görünmezdi.
Kur'an-ı Kerim, Peygamber Efendimize Cebrail adlı melek aracılığı ile 
indirilmiştir.
İlk vahiy geldiği zaman Peygamberimiz (s.a.s.) kırk yaşında idi.
Kur'an'ın inmeye başlamasıyla Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Peygamberlik 
görevi başlamış oldu. Kur'an-ı Kerim, bazen ayet-ayet, bazen de sûreler 
hâlinde parça-parça inerek 23 senede tamamlandı. 
Kur'an-ı Kerim'in Yazılması ve Mushaf Hâline Getirilmesi
Kur'an âyetleri geldikçe Peygamberimiz (s.a.s.), vahiy kâtiplerini çağırır, 
âyetleri hangi surenin, neresine yazılacağını gösterirdi. Vahiy kâtipleri 
de gösterildiği gibi yazarlardı. Nâzil olan ayetleri Ashab-ı Kiram okur ve 
birçoğu da ezberlerdi. Böylece Kur'an-ı Kerim, Peygamberimizden 
günümüze dek hem yazılarak, hem de ezberlenerek muhafaza edilmiştir.
Peygamberimizin sağlığında âyetler inmeye devam ettiği için Kur'an'ın 
yazıldığı sahifeler mushaf hâline getirilememişti. Kur'an, vahyin sona 
ermesiyle tamam oldu.
Peygamberimiz (s.a.s.) in vefatından sonra Halife olan Hz. Ebu Bekir, 
ashabın ileri gelenlerinden bir komisyon kurdu. Bu komisyon, ayrı ayrı 
sahifelerde bulunan Kur'an sure ve ayetlerini bir araya topladı, hafızların 
ezberledikleri Kur'an ile karşılaştırarak, yazıp Mushaf haline getirdi.
Kur'an sahifelerinin bir araya toplanarak kitap hâline getirilmiş şekline 
"Mushaf" denir.
Böylece Kur'an-ı Kerim, Allah'tan Peygamberimize vahyedildiği gibi 
muhafaza edimiş, hiç bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar 
gelmiştir. Kıyamete kadar da böyle devam edecektir.
resim
Ara
Cevapla


Kur'an-ı Kerim'in Nâzil Oluşu ve Vahiy Gerçeği Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kur'an-ı Kerim'e Karşı Görevlerimiz admin 0 714 01-01-2017, Saat: 02:42
Son Yorum: admin

Hızlı Menü: