Dini Menkibeler

Mevlana ile Hacı Bektaşi Veli Hazretleri

Written by admin

Adamın biri geçimini haram işlerde çalışarak sağlıyordu. Bir gün gene böyle bir işten oldukça fazla miktarda para kazandı ve kazandığı bu parayla bir inek satın aldı. Haram yoldan kirli işler yaparak para kazandığı için çok pişmanlık duyup vicdan azabı çeken adam, tövbe ederek eski hayatını terk etti. Adam bundan sonraki hayatında helal para kazanıp iyi bir insan olmak istiyordu. İşlediği günahlardan kurtulmak için aldığı ineği Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamaya karar verir ve dergâha doğru yola çıkar. Çünkü o zamanlar dergâhlar yoksulların karnının doyurulduğu aşevleri gibiydi. İnsanlar hayır işlemek istediklerinde bağışlarını dergâha yapardı. Böylelikle fakir fukaranın karnını doyurarak sevap kazanırlardı.

İşte bu niyetle Hacı Bektaşi Veli’nin huzuruna çıkan adam durumunu büyük bir pişmanlık içinde gözyaşlarıyla ona anlatır. Haram yolla para kazanmaya tövbe ettiğini ve bu şekilde kazandığı parayla aldığı ineğini dergâha bağışlamak istediğini söyler.

Adamı iyice dinleyen Hacı Bektaşi Veli,  kötü işler yaparak kazanılan parayla alınan ineği kabul edemeyeceğini söyleyip adamın bağışını kabul etmez.

Hacı Bektaşi Veli dergâhında aradığını bulamayan adam doğruca Mevlevi dergâhına giderek durumunu ve çektiği vicdan azabını Mevlana’ya anlatır. Mevlana adamın halini anlar ve bağışlamak istediği ineği kabul ettiğini söyler. Bunun üzerine şaşkınlığını gizlemeyen adam, aynı ineği Hacı Bektaşi Veli’ye götürdüğünü fakat onun bu bağışı kabul etmediğini anlatıp bunun sebebini Mevlana’ya sorunca Mevlana şöyle cevap verir:

  • Biz bir karga isek Hacı Bektaşi Veli şahin gibidir. O öyle her leşe konmaz. İşte bu sebepten senin bağışını biz kabul ederiz fakat o kabul etmeyebilir!

Bu duydukları karşısında oldukça şaşıran adam bu sefer tekrardan Hacı Bektaşi Veli’nin dergâhına gidip kapısını çalar. Yaşadıklarını anlatan adam Mevlana’nın bağışını kabul ettiğini ve bunun nedeninin ne olabileceğini sorar. Hacı Bektaşi Veli adamın sorusuna şu şekilde cevap verir:

  • Bizim gönlümüz bir su birikintisiyse, Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. İşte bu sebepten dolayı, bir damla ile bizim gönlümüz kirlenebilir, fakat onun engin gönlü asla kirlenmez. Bundan sebeple o senin bağışını kabul etmiştir!