Hz. Muhammed S.a.v.

Peygamber Efendimiz s.a.v. in Savaşları

Peygamber Efendimiz s.a.v. in Savaşları
Written by admin

Peygamber Efendimiz s.a.v. in Savaşları

Bedir Savaşı:

Müslümanlarla Mekkeli Müşrikler arasında yapılan ilk savaştır. Onun için ehemmiyeti de büyüktür. Müşrikler 1000 kişi Müslüman- lar 305 kişiydi. Müşrikler insan ve silah bakımından çok üstün du­rumdaydılar. Ancak Allah-ü Teâlâ Peygamberimiz’in duasını kabul ederek yardımını gönderdi ve savaşı Müslümanlar kazandı. Düş­manlar savaş alanında 70 ölü, 70 de esir bırakarak kaçtılar. Ölenler arasında İslam’ın en büyük düşmanı Ebu Cehil’de vardı. Müslü­manlar da bu savaşta 14 şehit vermişti.

Uhud Savaşı:

Bedir savaşından yaklaşık bir yıl sonra Müşrikler intikam almak için 3000 kişilik bir orduyla Medine yakınlarına gelerek Uhud dağı eteklerine karargâh kurdular. Durumu haber alan Peygamber Efen- dimiz*sa v) de 1000 kişilik bir kuvvetle Uhud’a doğru yola çıktı. Yolda 300 münafık geri dönünce İslam ordusu 700 kişi kaldı. Müslümanlar Uhud’a varınca arkalarını Uhud dağına vererek savaş düzeni aldılar.

Müslümanların kahramanca çarpışması sonucu düşman ordusu bozguna uğradı. Ancak savaş tamamen bitmemişti. Müslümanlar savaşın bittiğini ve kazandıklarını zannederek ganimet mallarını top­lamaya başladılar. Peygamberimiz’in kendilerini özellikle tembihle­diği ve “Benden emir almadıkça yerlerinizden ayrılmayın” dediği okçu birliği de (birkaç kişi hariç) yerlerini terk etti. Müşrikler de bunu fırsat bilerek Müslümanlara arkadan saldırdılar. İki düşman arasında kalan Müslümanlar kazanmış oldukları savaşı kaybettiler.

Müslümanlar bu savaşta, başta Peygamberimiz (s.a.v.) in amcası Hz. Hamza(r.a.> olmak üzere 70 şehit verdiler. Müşriklerden de 22 kişi öldürüldü. Uhud savaşının kaybedilmesi Müslümanlara aynı hataları tekerrür etmemesi için bir uyarıdır.

Hendek Savaşı:

Uhud savaşından iki yıl sonra müşrikler 10000 kişilik bir orduy­la Medine üzerine yürüdüler. Durumdan haberdar olan Peygamber Efendimiz*’5 3 v * ashabıyla istişare ederek değişik bir savunma taktiği uygulamaya karar verdi.

Şehrin etrafına hendek kazılmasına karar verildi ve altı günde bitirildi. Düşman ordusu Medine önüne geldiği zaman hendeği görünce şaşırdı. Hendekten geçmeyi denediler, fakat başaramadı­lar. Müşriklerin Medine kuşatması yaklaşık bir ay sürdü. Bu süre zarfında Müslümanlar çok sıkıntı çekti. Kuşatmanın son gününde Peygamberimiz*s.a.v.* bu sıkıntıdan onları kurtarması ve düşman topluluğunu hezimete uğratması için Allah’a(c.c.) dua etti. Allah-ü Teâlâ Peygamberimiz’in duasını kabul etmişti. Akşama doğru düşman tarafında çok şiddetli bir fırtına çıktı. Düşman çadırlarını söküp ateşlerini söndürdü. 10000 kişilik ordu Allah’ın(cc‘* yardımıy­la bozguna uğradı. Birçok mal ve yiyecek bırakıp kaçtılar.

Hudeybiye Antlaşması:

Hicretin 6’ncı yılında Peygamber Efendimiz s.a.v. 1400 kişiyle be­raber Kabe’yi ziyaret etmek üzere yola çıktı. Mekkeliler durumu haber alınca Müslümanları Kâbe’ye sokmamaya karar verdiler. Müslüman­lar Hudeybiye denilen yerde durmak zorunda kaldılar. Uzun görüş­melerden sonra Müslümanlarla müşrikler arasında bir antlaşma yapıl­dı. Bu antlaşmaya “Hudeybiye Antlaşması” denir. Bu antlaşmanın maddeleri ilk bakışta Müslümanların aleyhine görünse de Peygambe­rimiz hepsini kabul etti. Çünkü bu antlaşmanın ileride Müslümanlar için faydalı olacağına inanıyordu. Gerçekten de öyle oldu. Hudeybiye Antlaşmasıyla müşrikler Müslümanların varlığını kabul etmiş oldu. Savaşlara bir müddet ara verildiği için İslam yayılma imkânı buldu. Bu antlaşma Mekke’nin fethine açılan bir kapı oldu.

Hayber’in Fethi:

Hayber, Medine-Suriye yolu üzerinde Yahudilerin oturduğu bir yerdi. Medine’den sürülen Yahudilerin bir kısmı da buradaydı. Yahudiler, Müslümanlara saldırmak için Gatafan kabilesi ile antlaş­tılar. Peygamberimiz onların planlarından haberdar olup, onlardan önce davranarak 1600 kişilik bir ordu ile Hayber önlerine geldi. 10 gün süren savaş sonunda 7 kale birer, birer alındı. Bu savaşta Müs- lümanlardan 22 kişi şehit oldu. Yahudilerden 93 kişi öldürüldü.

Mekke’nin Fethi:

Mekkeliler Hudeybiye antlaşmasının şartlarını ihlal edince Pey­gamberimiz (s.a.v.onları uyararak antlaşmanın şartlarına riayet et­melerini istedi. Onlarda tavırlarında ısrar edince Peygamberimiz                (s a.v.)Mekke’yi fethetmeye karar verdi. 10. 000 kişilik bir ordu hazırlayarak hicretin 8’nci yılında Ramazan ayında Mekke önlerine geldi. İslam ordusu dört koldan şehre girdi. Mekkelilerin karşı ko­yacak güçleri yoktu. Çaresiz teslim oldular. Ufak tefek çatışmalar dışında Mekke kan dökülmeden fethedildi. Peygamberimiz<sav) Harem-i Şerife girerek Kâbe’yi putlardan temizletti.

Hunenyn Savaşı:

Mekke’deki putların kırılmasından sonra Mekke yakınlarında otu­ran Hevazin kabilesi sıranın kendilerine geldiğini düşünerek Müslü­manlarla savaşmaya karar verdiler. Huneyn denilen yerde 20.000 kişilik bir ordu topladılar. Düşmanın bu hazırlığını haber alan Peygamberimiz(s.a.v. de 12.000 kişilik bir orduyla aynı yere hareket etti.

Müslümanlar savaşın başlangıcında düşmana hazırlıksız yakalanıp dağılmaya ve kaçmaya başladılar. Daha sonra Peygamberimiz(sa v ) çağrısıyla tekrar toplanıp hücuma geçtiler ve savaş kazanıldı.

Evtas Savaşı:

Müslümanlar Huneyn’den kaçan düşmanla Evtas denilen yerde tekrar karşılaştılar. Toparlanmakta olan düşmanı tekrar yenerek kesin galibiyet elde ettiler. Düşman bundan sonra bir daha toparlanamadı.

Taif Kuşatması:

Huneyn savaşında müşriklerin başı olan Malik Bin Avf kaçarak Taif kalesine sığınmıştı. Bunun üzerine İslam ordusu Taif kalesini kuşattı. Kuşatma bir ay kadar sürdü fakat bir sonuç alınamadı. Müs- lümanlar da kuşatmayı kaldırarak Mekke’ye geri döndüler. Taifliler daha sonra putlara tapmayı bırakarak İslamiyet’i kabul ettiler.

Peygamberimiz s.a.v. yeni müslüman olan Mekkelilere Kur’an-ı Kerim’i ve İslam Dini’ni öğretmek için Muaz b. Cebel’i(r a ( Mek­ke’de bırakarak ashabı ile birlikte Medine’ye döndüler.

Tebük Seferi:

Mekke’nin de fethedilmesiyle İslam dini daha hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. Bizans İmparatorluğu İslam’ın yayılmasını ön­lemek için savaş hazırlığına başladı. Hıristiyan olan Arapları da kendi tarafına çekti.

Bunu haber alan Peygamberimiz s.a.v.  30. 000 kişilik büyük bir ordu hazırlayarak Bizans’la savaşmak için Medine ile Şam arasında bir yer olan Tebük’e doğru yola çıktı. Yaz sıcağında çok meşakkatli bir yolculuktan sonra Tebük’e geldiler. Ancak düşman Müslüman ordusuyla karşılaşmaktan kaçındı. Müslümanlar da çevredeki kabi­lelerle bazı antlaşmalar yaparak geri döndü. Savaş yapılmasa da bu büyük seferle Bizans ve birçok düşman sindirilmiş oldu.

Tebük seferinden sonra Peygamberimiz’in(sav) komutanlık yap­tığı başka büyük bir savaş olmadı.