0 beğenilme 0 beğenilmeme
9 gösterim
Genel Sorular kategorisinde (1.4k puan)
bu hadis sahihmi?...

CEHENNEMDEN en son çıkacak mümin, günahı kadar cezasını çeker.

Oradan çıkma iznini koparınca kendini hemen dışarı atmak ister. Fakat her yanı yara bere ve yanıklar içindedir. Yürüyüp gidecek gücü yoktur. Emekleye emekleye oradan uzaklaşmak ister. Çünkü cehennem alevi arada bir yüzünü yalamaktadır. Bir çıkış kapısı arar.

Nihayet cehennemden çıkınca, kendisini oradan kurtardığı için önce Allah’a hamd eder. O sırada uzaklarda bir ağaç görür. Cehennemin pis kokusu hâlâ gelmektedir. Oradan bir an önce kurtulmak için Allah-u Teâlâ’ya yalvarır:

- Ya Rabbi! der. Benim şu ağacın yanına gitmeme müsaade et. Faydalanayım, meyvesini yiyeyim. Oradaki sudan içip hararetimi söndüreyim.

- Allah-ü Teâlâ ona şöyle buyurur:

- Ey insan! Ben seni iyi bilirim. Şimdi istediğini versem biraz sonra daha başkasını istersin.

- Hayır, istemem ya Rabbi, diye kesin söz verir.

Kulun yapısını, dayanamayacağı bir şey karşısında verdiği sözü unutacağını çok iyi bilen Kâinatın Rabbi yine de onu istediği ağacın altına götürür. Bu bahtiyar mümin, yıllarca çektiği bin bir azaptan sonra, en güzel yer sandığı bu ağaçlıkta dinlenip rahatına bakar.

Fakat bir süre sonra ileride çok daha güzel bir ağaç görür. Dayanamaz ve:

- Ya Rabbi! diye yalvarır. Ne olur beni o ağacın yanına götür de oradaki güzelliklerden yararlanayım. Allah-ü Teâlâ ona verdiği sözü hatırlatır:

- Seni oraya götürsem, bir başka şey daha istersin, buyurur ve kulunun huyunu bilmekle beraber yine de onun isteğini yerine getirir. (Kul çok unutkandır, o çok nankördür.)

Daha sonra o mümin cennet kapısına yakın bir ağaç görür. O ağacın manzarası çok daha güzeldir. Dayanamaz bir daha boyun büker. Oraya giderse bir şey istemeyeceğine söz verir. Yüce Allah lütfeder ve onun oraya götürür. Sonunda isteğine kavuşur.

O ağacın bulunduğu yer cennetin sınırında bir yerdir. Bir adım ötesi cennettir. İçerideki cennet ehlinin keyfi eğlenmeleri dayanılacak gibi değildir.Cehennemden yeni kurtulan adam bir durur iki durur. Rabbine bir daha boyun büker:

- Ne olur Rabbim! Beni cennete koy, der.

Kulunun niyazından el açıp kendisine yalvarmasından pek memnun olan Cenab-ı Mevla:

Ey Âdemoğlu! Acaba senin bu isteklerin nasıl son bulur? Sana cennette dünya büyüklüğünde hatta dünyanın on misli büyüklüğünde bir yer versem razı olur musun?

Bu söz o zavallıyı adeta perişan eder. Çünkü o cennetin tamamen parsellendiğini herkesin yerini tuttuğunu ona bir evlik bile yer kalmadığını sanmaktadır. Ona göre Allah-ü Teâlâ’nın bu teklifi olacak şey değildir. Hayretle sorar:

- Ya Rabbi! Sen âlemlerin Rabbi olduğun halde benimle alay mı ediyorsun?

Allah-ü Teâlâ onun bu sorusuna şu cevabı verir:

- Ben seninle alay etmiyorum. Fakat ben dilediğim her şeyi yapabilirim.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
İnsanda, ahirette Cenab-ı Hakk’a daha iyisi için yalvaracak. Başlıktan da anlaşılacağı gibi, Cennete en son giren kişi de aynen böyle yapıyor. İşte Abdullah ibniMesud (ra) rivayetiyle Peygamberimizde (asm) Cennete en son giren kişi ile ilgili şu hadisi söylemiştir;

“Resulullah (asm): “Cennete en son giren kişi Cehennemden çıkarken bazen yürür, bazen düşer. Cehennemden kurtulduğu vakit döner ve: “Beni senden kurtaran Allah’ın şanı ne yücedir” der. Allah bana öncekilere ve sonrakilere yapmadığı ihsanı yapmıştır, der. Ona bir ağaç gösterilir. Der ki: ”Rabbim beni bu ağaca yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim.” Allah-u Teâlâ: ”Ey Âdemoğlu! Bunu sana verirsem umulur ki başka şeyler de istersin.” Kul: ”Hayır, Rabbim” der ve başka bir şey istemeyeceğini vadeder. Rabbi, kulunun sabırsızlığını mazur görür ve altında gölgelenmesi, suyundan içmesi için ağaca yaklaştırır. Sonra Cennetin kapısının yanında ilkinden daha güzel bir ağaç yükseltilir. Kul: ”Rabbim, altında gölgelenmem ve suyundan içebilmem için beni bu ağaca yaklaştır, Senden başka bir şey istemiyorum” der. Allah-u Teâlâ: ”Ey Âdemoğlu! Az önce başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermedin mi? Her halde bu ağaca seni yaklaştırsam başka şeyler de istersin” buyurur. Kul yine başka bir şey istemeyeceğine dair Allah’a söz verir. Allah-u Teâlâ kulun sabırsızlığını bilir ve mazur görür, kulu ağaca yaklaştırır. Sonra Cennetin kapısından ilk ikisinden daha güzel olan başka bir ağaç gösterilir. Kul: ”Rabbim! Altında gölgelenebilmem ve suyundan içebilmem için beni bu ağaca yaklaştır, Senden başka bir şey istemiyorum” der. Allah-u Teâlâ: ”Ey Âdemoğlu! Az önce başka bir şey istemeyeceğini bana vadetmedin mi?” buyurur. Kul: ”Rabbim! Bundan başka bir şey istemeyeceğim” der. Rabbi kulunun sabırsızlığını mazur görüp onu ağaca yaklaştırır. Kul ağaca yaklaştığı vakit Cennet ahalisinin seslerini işitir ve: ”Rabbim! Beni Cennetine al” der. Allah-u Teâlâ: ”Ey Âdemoğlu! Senin isteklerini ne durdurur. Sana dünya ve bir benzerini vermem seni hoşnut eder mi?” buyurur. Kul: ”Rabbim! Sen âlemlerin sahibi olduğun halde benimle alay mı ediyorsun?” der buyurdu.

Abdullah ibni Mesud (ra) bu hadisi rivayet ettikten sonra güldü. Sonra: “Benim neden güldüğümü sormayacak mısınız?” dedi.

Yanında bulunanlar: “Neden gülüyorsun?” dediler. Abdullah ibni Mesud (ra): ”Çünkü Resulullah da (asm) gülmüştü. Sahabeler: ”Neden gülüyorsun ya Resulallah?” diye sorduklarında ise Resulullah (asm): ”Allah Azze ve Celle’de gülmüştür” dedi.

Resulullah (asm) şöyle buyurdu: “Kulun bu sorusu üzerine Allah-u Teâlâ: ”Ben alay etmiyorum, fakat dilediğimi yapmaya benim gücüm yeter,” buyurmuştur. (Müslim) Evet, insan en iyisine lâyıktır. Fakat isyan etmeden gayret ederek çalışarak elde edebilir. Allah Cennetini hakedenlerden eylesin. Âmin.
Selamun Aleyküm Hoş geldiniz, Cennetbahcemiz sizlere sorularınızın diğer üyelerimiz tarafından cevaplanması için bir ortam sağlar. Sitemiz reklam gelirleri ile ayakta tutulmaktadır. Destekleriniz için teşekkür ederiz.

4.4k soru

4k cevap

41.1k yorum

827 üye

...